Herkes İçin Spor

Dikkat: Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu sitesinden alıntıdır.

“Herkes İçin Spor” kavramı Avrupa Konseyi Spor Gelişim Komitesi tarafından sosyal durum, sınıf, ırk , özür ve engelliliklerine bağlı olmaksızın Spor yapmayı arzu eden herkesin serbest zamanlarını spor ile değerlendirmesi ve katılımının mümkün kılınması şeklinde tanımlanmıştır.

            Bu tanım incelendiğinde, bir toplumda bulunan herkesin bu haktan faydalanması gerektiği; dolayısıyla şu veya bu şeklinde ihmal edilmiş toplum guruplarında da sporun yayılmasının ilke edinildiği anlaşılmış olacaktır. Örneğin, tutuklu ve suçlular her ne kadar belli bir süre için hürriyetlerinden mahrum iselerde eğitim, kültür ve spor haklarını muhafaza etmektedirler. Zira spor hakkı; eğitim, sağlık ve güvenlik hakları ile tanımlanan sosyal hak ve özgürlükler arasındadır. Ayrıca HİS sporun demokratikleşmesi ve mümkün olan en fazla sayıda insana bu hakkı sağlama idealine dayanır.

            HİS, eğlence ve sağlığı kendi bünyesi içinde aynı zamanda gerçekleştirmeyi amaç edinmiştir. Spor kavramının Fransızca’da  neşe anlamına gelen “de sport” kelimesinden türediği unutulmamalıdır. Neşe, eğlence ve oyunlar, kendisini geliştirmek gibi bir amacı olan sporcuyu motive eden asıl faktörlerdir. Bir başka gerçekte, HİS faaliyetlerinin fazla yorucu olmayan bir çaba, rahatlama ve eğlenme ilkesi doğrultusunda uygulandığı zaman en olumlu sonucun alınacağıdır.

            Spor yapanların daha sağlıklı oldukları olgusundan yola çıkarsak, sporun yaygınlaştırılması yoluyla bir yandan gelen nüfus içindeki sağlıklı insan sayısının artması, öte yandan da genel toplum sağlığı ile ilgili standartların yükselmesi sağlanacaktır. Toplumdaki yetenekli sporcuların bulunup, çıkarılması, sporun yaygınlaşmasının bir diğer sonucudur. Böylece, His’in amaçları arasında yer alan daha çok elit sporcunun ortaya çıkartılması hedefine de katkı yapılması mümkün olacaktır.

            Spor Herkes içindir; yaşı ve cinsiyeti ne olursa olsun, insanların eğlenmesi, kaynaşması, kendilerini iyi hissetmesi için iyi bir yoldur. Düzenli spor faaliyeti ister üst seviyede yarışarak ister parkta yürüyerek yapılsın, birey ve toplumu bir araya getirme, daha iyi bir yaşam kalitesi oluşturma ve sağlığı geliştirme açısından çok yararlıdır. HİS, serbest zaman faaliyetlerini herkesin faydalanacağı, hoşlanacağı, eğleneceği ve sağlığın koruyacağı derecede kolaylaştırmayı  hedefleyen uluslar arası bir programdır.

            1927’de Frederiko Gaelzer, Brezilya’nın güneyinde, Porto ;Alegre kentinde halka açık bir dekorasyon merkezi kurdu. Fiziksel eğitim ve spor alanında bir öncü olan Gaelzer, sokaklarda ve meydanlarda oyunlar, kültür ve spor şenlikleri düzenliyordu. Ozamana kadar ise bu tür faaliyetler, okul ve kulüp gibi kapalı yerlerde yapılmaktaydı. Aslında bu gelişmeye yol açan Brezilya kentlerinin boş arsalarında bir süreden beri oynanan futbol maçlarıdır. Gaelzerin getirdiği yenilik fiziksel faaliyetleri kural ve normlara bağlamak ve yarışmadan çok katılıma önem vermektedir. 1923 yılında Sao Paolo da ilk kez bir büyük kent merkezinde yapılan koşu bugünde sürmektedir ve uluslar arası boyut kazanmış durumdadır.

           19.ncu yüzyılda popüler cimnastik, İskandinavya ve Almanya’ da hükümetler tarafından büyük destek görmüştür. 1920 li yıllarda Alman halkı Weimar hükümeti tarafından spor yapmaya teşvik edilmiştir. 1931’de Sovyetler Birliği, “Çalışma ve Savunmaya Hazır Olma” adı altında fiziksel eğitimi amaçlayan bir programı uygulamaya koydu. Endonezya’da rekreasyona dayanan kitle sporu, foklorüde içeren ve birkaç kuşak geriye giden bir kültür geleneğine dayanmaktadır.

            “Herkes İçin Spor” ifadesinin ilk defa 1966 yılında Avrupa konseyi tarafından gündeme getirildiğini görüyoruz. Yüz yıllardır spor, ciddi zamanlar dışında kalan boş vakitlerin değerlendirilmesinin amacı olarak görülüyordu. Ancak, 20.nci yüzyılın başından itibaren uzmanlar tarafından daha ciddi bir aktivite olarak görülmeye başlanmıştır. Avrupa konseyi bu kelimenin anlamını genişletmeye çalıştı, onu kendi evrensel karakterinin bir parçası olarak gördü. 1975’ten itibaren UNESCO’da spor konusunda aktif bir rol oynamaya başladı. Nitekim 1980’de “ Bütün Dünya İçin Spor Programı” (Sport for all programmes Throughout the  world) adlı bir rapor hazırlanmıştır. Bu sporun amacı, spora olan ilgiyi artırarak bireylerin yaşam düzeyleri ve sosyal faaliyetlerinin kalitesini yükseltmek onları suç işlemek gibi olumsuz eylemlerden uzaklaştırmaktır.

            İsveç’te 1974-1975 yıllarında başlayan “ tatil boyunca spor” (Ttrim Durink The Holidays)  kampanyasını 1976’da İspanya’nın aileye yönelik ve Belçika’nın özellikle 50 yaşın üstündekileri hedef alan etkinlikleri izledi. Batı Almanya’da “Trim Dich” adlı dizi faaliyetler başlatıldı.Bu verilere dayanarak, “ Herkes İçin Spor” hareketinin sadece bugüne özgü bir olay olmayıp geçmişten devralındığını, ancak sistemli bir hale getirilişinin oldukça yeni olduğunu söyleyebiliriz.

 

TÜRKİYE’DE HERKES İÇİN SPOR

            “Herkes İçin Spor” düşüncesine. 1923 ve 1937 senelerinde yapmış olduğu konuşmalarında değinen Atatürk, Türk spor hareketini yönetenlerin ve spor bilincini yükseltmeye çalışanların her yaştaki Türk için beden eğitimini sağlaması gerekliliğinden söz etmiştir. Bu düşünce, günümüzün “Herkes İçin Spor” anlayışının çok önceleri Atatürk tarafından ifade edilmiş olduğunu göstermektedir.

            Fiziksel egzersizlerin yaşam kalitesi, sağlığın korunması ve geliştirilmesi açısından oluşturduğu değer, tüm dünyada kabul edilen bir gerçektir. Birçok ülkede olduğu gibi Avrupa Konseyine üye ülkelerde de spora katılımı teşvik etmek üzere 1960 lı yıllardan beri yoğun bir çalışma sürdürülmektedir. Bu çalışma, her yaştan ve her kesimden bireyleri yaş, cinsiyet, ırk, sosyal yapı ve becerileri ne olursa olsun serbest zamanlarında bir tür bedensel etkinlik yapmayı motive etmeyi amaçlamaktadır. 1982 Anayasasının 59’ncu maddesinde “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır. Sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.” Denmektedir.

            Yıllar boyu gerek bazı federasyonların gereksede bazı gönüllü kuruluşların çalışmaları şeklinde organize edilen Herkes İçin Spor faaliyetlerinin kurumsallaştırılması gereği 8-11 Mayıs 1990 tarihinde yapılan Spor Şurasında tekrarlanmış ve 12 Haziran 1990 tarihinde ülkemizde Herkes İçin Spor Federasyonu resmen kurulmuştur.