Eskrim

Kılıç türünde olup, kesici ve batıcı özellikleri olmayan silahlarla yapılan ve çeşitli kurallar çerçevesinde, saldırı ve savunma esaslarına dayanan bir spordur.

Eskrim, satranç gibi, birkaç hamle sonra ne yapılması gerektirdiğini düşündürdüğü gibi, bunun çok kısa sürede olması gerek-tiğinden zamanında karar verme, dikkat, sürat, dayanma gücü gibi kişisel refleks ve yeteneklerin gelişmesine yararlı bir spordur.

Tarihçe

Eskrim sözcüğünün kökeni, Germen dilinde korunmak savunmak”anlamında kullanılan “skerman” ya da sebermen” sözcüğünden gelmektedir.

M.Ö. 2000 yılında Çin’de kılıç Öğretimi yapıldığı bilinmektedir.

Homeros İlyada’sında M.Ö. l000 yılında Eski Yunanlıların bayram ve şenlikler de kılıç ile gösteriler yaptıklarını anlatmaktadır.

Roma’da ise gençlerin Mars meydanında toplanarak “Vectis” adı verilen bu tür kılıçla çalışmalar yapmalarının yanı sıra yine bu devirde askerlere kılıç kullanma hünerinin öğretilmesinin bir program içine alınması ve bunun bir ödev olarak     gladyatörleri çalıştıran hocalara verilmesi kabul gördü.

Ortaçağ ’da şövalyeler için kılıç başlıca savaş silahı oldu.

Fransızlar şövalyelerini kılıç ve diğer saldırı silahlarıyla donatarak 1066 yılında ilk Turnuvayı düzenlediler.

Epe silahı 14. yüzyılda savaşçıların kullandıkları zırhları parçalamak amacıyla yapıldı. Uzun ve ağır olduğu için iki elle kullanılan epe zırhları hem parçalamak hem de kesmek suretiyle savaşçıyı saf dışı bırakırdı.

Eskrim tekniği ilk olarak İspanya’da uygulanmaya başlandı.

Fransa’da çok sayıda soylunun düelloda can vermesi üzerine tehlikesiz, ucu keskin olmayan, dört köşeli ve hafif bir silah yapıldı.

1653 yılında Eskrim hocası Besnard tarafından Öğretim metodu yayımlanan bu silaha, batmaması için ucuna kanca şeklinde bir düğme konmasından yola çıkararak “Fleuret” yani Flöre adı verildi. 

Eskrim Epe ve Flöreden başka üçüncü bir silah olarak Kılıçı 1870 yılında İspanyol Eskrim hocası Guiseppe Radelli getirdi, ancak Kılıcın asıl gelişimi Macar hocalar Arlow’un 1902 yılında ve Borsody’ nin 1914 yılındaki çalışmaları sayesinde olmuştur.

19. yüzyılın sonlarında bir yarışma sporu haline gelen eskrim, 1902’den itibaren İngiltere’de, Fransa’da Federasyonlar şeklinde örgütlendi.

 1896 yılından itibaren Olimpiyat Oyunları’nda yer almaya başlayan Eskrim, kurallar konusunda anlaşmazlıklar sonucu 1912 Fransa Olimpiyatları’na alınmadı. Tartışmaları çözmek amacıyla, 1913 yılında Uluslararası Eskrim Federasyonu FIE oluşturuldu.

 Bayanlar arası bireysel eskrim karşılaşmaları, Flöre dalında, ilk kez 1924   yılında yapılan Olimpiyat Oyunları’nda başlandı.

Önceleri hakemler tarafından yada vuruş yapılan sporcunun söylemesiyle saptanan vuruşlar, Epede 1934 yılından, Flöre’ de ise 1954 yılından itibaren elektrikli aygıtlarla saptanmaya başladı. 

Türkiye ve Eskrim

Kılıç kullanma, Ata binme ve Ok atma Türkler’de küçük yaşlardan itibaren öğrenilen geleneklerdir. Orta Asya’da Türkler’ in kullandıkları Kılıçların uç kısmı tersine hafif dönük ve eğridir.

Türkiye’ de Eskrim sporunda ilk çalışmalar, 1839 yılında ilan edilen Tanzimat     Fermanı paralelinde Sultan Abdülmecid zamanında askeri okullara maç ve kılıç derslerini konulmasıyla başladı. 

İlk eskrim federasyonu 1923 yılında İdman Cemiyetleri İttifakı’ nın kurulması ile birlikte faaliyete geçti. 

Türk Milli takımı ilk kez erkekler kategorisinde 1924 yılında  Paris’te yapılan  Olimpiyat oyunlarına katıldı.

           

                      Eskrim Branşının Dalları

Flöre

Epe

Kılıç

Flöre: Flöre'nin ağırlığı en çok 500 gramdır. Silahın toplam uzunluğu ise en fazla 110 cm.'dir. Geçerli tuş alanını ayırt edebilmek için, Eskrim elbisesinin üzerine, dış yüzeyi iletken olam metalik bir yelek giyilir. Dürtüşün tuş olabilmesi için 500 gramlık bir tazyik gerekmektedir. Erkek ve bayanlar tarafından yapılır. 

                               Epe: Epenin ağırlığı en çok 770 gramdır. Silahın toplam uzunluğu ise en fazla 110 cm.'dir. Hedef bütün vücut olduğundan ayrıca metalik yelek                                  giyilmez. Dürtüşün tuş olabilmesi için 750 gramlık bir tazyik gerekmektedir. Erkek ve Bayanlar tarafından yapılır.

 

                              Kılıç: Kılıç ağırlığı 500 gramdır. Toplam uzunluğu en çok 105 cm'dir. Namlusu çeliktendir. Tuşlar, hedefe vuruş ve dürtüş şeklinde yapılır.                                           Tuş olduğu elektronik cihaz tarafından gösterilmektedir. Geçerli tuş alanını ayırt edebilmek için Eskrim elbisesi üzerine, dış yüzeyi iletken olan                                 metalik bir yelek giyilir. Erkek ve Bayanlar tarafından yapılır.

 

Kurallar

Maçlar, 2 Eskrimci arasında, vuruşma alanı 14m uzunluğunda  2 m genişliğinde olan bir pist üzerinde yapılır. Pistin ortasından sağa ve sola doğru 2'şer metre mesafede başlama çizgisi bulunur. Sporcular müsabakaya başlamadan önce, başlama çizgisinde durup önce selamlaşırlar, sonra da "en Garde" (vuruşmaya başlama) pozisyonuna geçerler ve hakemin "başlayın" komutu ile vuruşmaya başlarlar.

Her üç branşta da vuruşma sonucunda meydana gelen tuşları gösteren elektronik bir cihaz mevcuttur. Hakem bu cihazın yardımıyla  atak, savunma gibi hareketleri dikkate alarak tuşu kimin yaptığını belirler.

Tuş göstergesi olarak da isimlendirilen bu cihaz üzerinde beyaz, kırmızı ve yeşil olmak üzere 3 değişik renkte lamba bulunur. Kırmızı ve yeşil renkli lambalar geçerli tuşları, beyaz lamba ise geçersiz tuşları göstermektedir.

           

Eskrimcilerin Donanımları

 Vücudu koruyucu mahiyette pantolon ve ceketten ibaret eskrim elbisesi. Maske, silah, eldiven ve vücut kordunu. Flöre ve kılıç dallarında geçerli tuş alanını belirlenmesi için ayrıca metalik bir yelek giyilmesi gerekir.